İklim Değişikliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İklim Değişikliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ocak 2020 Cumartesi

KHAS Enerji ve Sürdürülebilir Kalkınma Yüksek Lisans Programı / Energy and Sustainable Development Master's Program

Sürdürülebilir Enerji dersi verdiğim...

Kadir Has Üniversitesi’nde enerji alanında disiplinlerarası eğitim veren Enerji ve Sürdürülebilir Kalkınma Yüksek Lisans Programı’na başvurular 2019-2020 bahar yarıyılı için 6-10 Ocak 2020 arasında devam edecektir. 

Detaylı bilgilere burada ulaşabilirsiniz.  

Online başvuru için burayı ziyaret edebilirsiniz. 

******

Where I teach Sustainable Energy course...

The applications to the Energy and Sustainable Development Master’s Program, which is an interdisciplinary program in the energy field at Kadir Has University will be accepted between 6-10 January 2020 for spring semester of 2019-2020. 

For further information, please visit the following link,

For online application please visit the website 

20 Ocak 2019 Pazar



Mars yüzeyinde bulunan Korolev Krateri kızıl gezegen doğasının ne denli olağanüstü ve güzel olduğunu gösteriyor… Şimdi yok edilme sırası Mars’ta mı?

Good4Trust.org Fransa Temsilcisi Selin Gücüm’ün “Marsı hak etmek” yazısını mutlaka okumalısınız!

16 Haziran 2018 Cumartesi

Pazarlamasyon atmasyon - yakın gelecekte ortaya çıkacak 6 meslek

Şöyle bir yazı ile karşılaştım "Yakın Gelecekte Ortaya Çıkması En Olası 6 Meslek"

Bu yazı bazılarının geleceği nasıl gördüğüne dair kaygı verici. Zaman zaman bu tür fikirlere çok sayıda insanın sahip olabileceği düşüncesiyle karamsarlığa kapıldığım da bir gerçek... 

Gelelim yazının iddialarına... Gelecekte çöp mühendisleri olacakmış... atık sorununu çözmek için gerekeceklermiş... iyi de atık sorunu zaten var! Bu sorun çöp mühendisleri tarafından değil sistem bilimcilerin katkısı ile "çöpü" üreten işletmedeki bütün disiplinlerin birlikte çalışması ile çözülecek... mühendis birilerine "sorun" havale edilmeyecek. Çünkü çöp kavramı ortadan kalkacak... işletmelerimiz bir ağaç gibi, bir ağaçkakan gibi, bir mantar gibi olacak - ekonomimiz ise bir orman gibi olmak zorunda kalacak... ormanın çöp ürettiğini gören oldu mu aranızda?

Bir başka iddia Alternatif Enerji Danışmanları güneş, rüzgar ve hidroelektrik yetmediği için bize en doğru yakıtı gösterecekmiş. Bu danışman sevdasını anlayabilmiş değilim - danışman işe yarasa bize var olamayacak yakıtları önermez... yakmak kadar ilkel ve kirletici bir yöntemi kullanacak değiliz herhalde... Enerji geleceği, sadece elektrik olacak. Yegane elektrik üretim kaynağı ise, fotosentezle yaşamı var ettiği gibi, güneş olacak. Rüzgardan elde edilen enerji zaten dolaylı güneş enerjisi. 


Gelecekte enerji üretiminde bildiğimiz kimya, fizik ve elektrik mühendisleri çalışacak. İşin de danışmanlığına değil kurulum hizmetini verecek eğitimli ara teknik elemanlara ihtiyaç olacak.

Bir başka geleceğin mesleği olarak önerilen Uzay Host ya da Hostesi ise traji komik bir saptama, zira bu mesleğin anlamlı olması için uzaya gitmek isteyen bir kitle gerekiyor. Uzay koşullarında yaşam veya turizm yerine Nautilus ile deniz altında 20 bin fersah daha ilgi çekici veya kolay olurdu. Kaldı ki gelecekte dahi maliyeti ve uzay koşulları ancak çok az sayıda insanın uzaya gitmesine olanak sağlayacağı için bu görevlerin bir iş kolu olması söz konusu değil. 

Bilgi sahibi olmadığım Kişisel IoT Güvenlik Onarım Personeli veya Tıbbı Danışmanlar gibi konularda ahkam kesmeyeceğim.

Ama size neden bu öngörülerin tüylerimi diken diken ettiğine dair bir açıklama vereyim... ben bu yazıyı yazarken Atmosferdeki karbondioksit yoğunluğu ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi’ne bağlı olarak Havai’de faaliyet gösteren Mauna Loa İstasyonu'nda 411,25 ppm olarak ölçüldü. Atmosferdeki milyon parçacık içindeki karbondioksit yoğunluğunu gösteren bu değerin 350 ppm'i aşması iklim değişikliği açısından güvenilir sınırın aşıldığı anlamına geliyor. Bu sınır ilk defa 1988’in Ocak ayında ölçülen 350,39 ppm ile aşılmıştı. Sanayileşme öncesi 280 ppm düzeyinde olan bu değer son 800 bin yıldır 300 ppm seviyesini aşmamıştı. Yani işin kısası yakın gelecekte geriye kalacak tek meslek mezar kazıcılık olabilir... eğer hala bu meslekleri geleceğin meslekleri olarak gören kafa ile devam edersek...



3 Ekim 2013 Perşembe

Örnek duruş: Schalke Sportif Direktörü Horst Heldt Gazprom'a rağmen Greenpeace'i övdü


Bizde sponsorluk ve sponsorların karışması artık genel geçer kural olduğu için, bu örneği özellikle veriyorum, belki "Sosyal Sorumluluk" ve "Pazarlama" departmanlarına kulüpler, STK'lar pabuç bırkmamayı ilke edinirler, şirketler de kendine bu konuda çeki düzen verir diye... Uygar


Basel’de Basel ile Schalke arasında oynanan ve UEFA Başkanı Michel Platini’nin de izlediği Şampiyonlar Ligi maçının dördüncü dakikasında Greenpeace üyeleri, dünya çapında ilgi çeken bir eyleme imza atarken Schalke Sportif Direktörü Horst Heldt’ten Greenpeace’e destek geldi.
Greenpeace aktivisitleri hem UEFA hem de Schalke’nin sponsoru olan Rus Enerji Şirketi Gazprom’un Kuzey Kutbu bölgesindeki buzullarda petrol arama çalışmaları yapmasını protesto ettiler ve açtıkları pankarta “Kuzey Kutbunu kirletme” yazarken Rusya’da şu anda tutuklu bulunan 30 Greenpeace üyesinin de serbest bırakılmasını istediler.
Bu eylemin ardından görüşü sorulan Schalke Sportif Direktörü Horst Heldt, sponsorları Gazprom'un protesto edilmesine rağmen örnek bir duruş sergiledi ve politik konuşmayarak Greenpeace gibi bir örgütün varlığından memnun olduğunu, bu tür örgütlerin insanlık için önemli çalışmalar yapmasını takdir ettiğini ve desteklediğini belirtti.
Basel’in ev sahipliğinde böyle bir olayın gerçekleşmesi üzerine maçın hakemi ve UEFA temsilcisinin olayı raporlarına yazdığı ve UEFA’nın Basel’e ceza vermesinin muhtemel olduğu bildirildi.
Gazprom'un aynı zamanda UEFA'nın da sponsoru olması Basel'e bu protesto eyleminden dolayı verilecek cezayı da şimdiden tartışılır hale getirdi.
Reblogged from:

haber farkı açısından bir de bu habere bakın... çok daha yavan ve sosyal boyutuna ve Gazprom'un UEFA destekçisi olması nedeniyle Basel'e ceza verecek olmasının etik gerilimleri üzerine tek bir kelime yok

http://www.haberpan.com/haber/greenpeace-sampiyonlar-ligini-basti

7 Mayıs 2012 Pazartesi

Haftanın çevre haberleri (1-6 Mayıs)


Haftanın çevre haberleri (1-6 Mayıs)

Greenpeace Akdeniz Genel Direktörü Dr. Uygar Özesmi ve Greenpeace Gönüllüleri ile Açık Radyo işbirliği içinde hafta içi her gün yayınlanan Gezegenin Geleceği programından Gülçin Şahin tarafından derlenmiştir.

Küre Dağları Milli Parkı’na sertifika
Küre Dağları Milli Parkı, Avrupa'da seçkin korunan alanları simgeleyen ''PAN Parks'' sertifikasını almaya hak kazandı. Orman ve Su İşleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Pan Parks (Korunan Alanlar Ağı Parkları) Vakfı Yönetim Kurulu, Küre Dağları Milli Parkı'nın ağa katılımını onayladı. Bu karar ile Küre Dağları Milli Parkı, Türkiye'deki ilk, Avrupa'da ise PAN Parks sertifikalı 13’üncü korunan alan oldu. http://www.wwf.org.tr/page.php?ID=532&mID=506

Anadolu Grubu’nun belgeleri eksik                
Efes Pilsen'in sahibi Anadolu Grubu'nun Gerze'de kurmayı planladığı kömür santrali için sunduğu Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Raporu, ilgili kurumlarca eksik bulundu, eksikler nedeniyle şirkete ek süre verildi. Görüşmeler başlamadan önce, görüşmelerin yapıldığı Ankara İller Bankası Macunköy tesisleri önünde toplanan Gerze Halkı basın açıklaması yaparak, termik santral planlarını protesto etti. Greenpeace ve Elektrik Mühendisleri Odası da protestoya destek verdi. Gerze halkı son üç yıldır Anadolu Grubu’nun kurmak istediği termik santrale karşı mücadele ediyor. Greenpeace’in Gerze’deki termik santrale karşı sürdürdüğü kampanyaya www.bukapaginaltinda.org adresi üzerinden bugüne dek yaklaşık 78 bin kişi imzalarıyla destek verdi.

“Doğa Gözlem Okulu” başlıyor
Buğday Derneği, doğayı keşfetmek isteyenleri Kazdağları’ndaki Çamtepe Ekolojik Yaşam Merkezi’nde 18-20 Mayıs 2012 tarihlerinde düzenleyeceği “Doğa Gözlem Okulu”na çağırıyor. Katılımcılar üç gün boyunca doğayı kendilerine rehber edinerek kuş, bitki, böcek ve gökyüzü gözlemi yapacak, gözlem becerilerini güçlendirecek, doğadan ilham almış şiir ve edebiyat eserlerini dinleyerek kendi doğa güncelerini oluşturacak. http://www.bugday.org/portal/haber_detay.php?hid=5362

Greenpeace Shell’e karşı eylemdeydi
Merhaba, dün Kuzey Kutbu’nda Shell adına petrol aramak için yola çıkmaya hazırlanan sondaj gemisi Greenpeaceİskandinavya eylemcileri tarafından Helsinki limanında durduruldu. 13 farklı ülkeden 20 Greenpeace eylemcisi, Shell’in petrol arama gemisine tırmanarak limandan kalkışını engelledi. Eylemciler, The Nordica adlı gemiye çıkarak geminin yan tarafına“Shell’i Durdur” yazan bir pankart açtı. Greenpeace İskandinavya, Shell'e petrol sondajı için hassas bir ekosistem olan Kuzey Kutbu’nda petrol arama planlarını terk etmesi için çağrıda bulundu. http://www.greenpeace.org/turkey/tr/news/greenpeace-eylemcileri-shellin-gemisini-durdurdu-010512/

Japonya yaza nükleersiz giriyor
Japonya’da çalışan son nükleer reaktör de devre dışına alındı. 2011 Mart ayında yaşanan Fukuşima nükleer kazasından sonraülkede şimdilik nükleer enerji kalmamış durumda. Devre dışına alınan son reaktör Hokkaido Adası’ndaki Tomari 3 Nükleer Reaktörü, 2009’un Aralık ayında çalışmaya başlamıştı. Japonya’da Fukuşima nükleer felaketinin ardından nükleer santraller aşamalı olarak kapatıldı. Alınan enerji verimliliği tedbirleri sayesinde ülkede herhangi bir elektrik sıkıntısı yaşanmadı. Böylece Japonya tüm dünyaya nükleersiz bir geleceğin mümkün olduğunu gösterdi.

İzmir termik istemiyor
İzmir’in Aliağa İlçesinde yapılması planlanan termik santrallere karşı, Aliağa ve İzmir’den binlerce kişi, “Termik yapma istemiyoruz” mitingi düzenledi. 22 yıl önce yine Aliağa’nın Gencelli köyüne yapılmak istenen termik santrale karşı İzmir’den Aliağa’ya kadar 50 bin insanın, el ele tutuşarak zincir oluşturduğu tarih olan 6 Mayıs’ta düzenlenen mitinge çok sayıda sendika, siyasi parti ve İzmir’in pek çok bölgesinden çok sayıda çevre örgütü katıldı. http://www.1milyon.org/

2 Mayıs 2012 Çarşamba

Nisan ayı çevre haberleri


Nisan ayı çevre haberleri 

Greenpeace Akdeniz Genel Direktörü Dr. Uygar Özesmi ve Greenpeace Gönüllüleri ile Açık Radyo işbirliği içinde hafta içi her gün yayınlanan Gezegenin Geleceği programından Gülçin Şahin tarafından derlenmiştir.

Dünya saati

Dünya Saati’ne Türkiye’den katılan on binlerce insan, kampanyayı destekleyen “yıldızların” Dünya Saati için hazırladıkları sürprize tanık olmak için www.wwf.org.tr/dunyasaati adresinde buluştu ve pek çok ünlü insanın “yıldızın” sürprizlerine tanık oldu. WWF’in bu yıl altıncısını gerçekleştirdiği Dünya Saati, gezegenimizin karşı karşıya olduğu çevre sorunlarına dikkat çekmeyi amaçlarken, ulaştığı herkesi çözümün bir parçası olmaya davet ediyor. Türkiye’den 30 şehir ve belediye, 360’ın üzerinde kurum ve 20 bini aşkın insan gezegenimize olan bağlılıklarını göstermek için ışıklarını kapattı.

Yeni Zelanda’nın en büyük deniz felaketi

5 Ekim 2011’de Yeni Zelanda açıklarında mercan kayalıklarına çarpan 47.230 tonluk Rena adlı gemiden bugüne kadar 400 ton yakıt denize aktı. Binlerce deniz kuşu telef oldu ve 60 millik bir kıyı şeridi petrole bulandı. Ülkenin şimdiye kadar başına gelen en kötü deniz felaketiydi bu. Geminin sahibi olan Yunanlı şirket Costamare, en yüksek ceza olan 300.000 sterlin ve tehlikenin devam ettiği her bir gün için 5000 sterlin ödemeye mahkum edildi. Geminin Filipinli birinci ve ikinci kaptanları, gemiyi dikkatsizce kumanda ettiklerini, belgeleri bilerek yok ettiklerini itiraf ettiler. Kaptanların 7 yıla kadar ceza almaları bekleniyor.

Endonezya yağmur ormanları için iyi haber

Greenpeace’in Endonezya’daki korunan ağaç türlerini kesmekle suçladığı raporunu takiben 9 şirket APP ile baş etmek üzere adımlar atacaklarını açıkladı. Bu şirketler arasında Mondi, National Geographic, Constable, Acer, Xerox ve Danone var. Şirketler, APP’den satın almalarını askıya aldıklarını açıkladılar. Greenpeace’in APP karşısında sürdürdüğü kampanya sonrasında Nestle, Kraft, Unilever, Adidas ve Mattel APP’den alımlarını durdurmuşlardı.

Sığacık’a orkinos çiftliği kurulmayacak

Danıştay 14’üncü Dairesi, Sığacık Körfezi’nde balık çiftliklerine karşı ÇED ve çevre düzeni planıyla ilgili 7. davada, Seferihisarlılar ile Urlalıları sevindiren kararlar aldı. Danıştay Sığacık’a başta orkinos olmak üzere, balık çiftliği kurulamayacağına karar verdi.

Ankara’da radyoaktif alarm

Ankara İl Jandarma komutanlığı ekipleri, Gürcistan üzerinden Türkiye’ye soktukları 500 gram, “Sezyum 137” radyoaktif maddesini satmak isteyen 3 kişiyi yakaladı. Ele geçirilen radyoaktif maddenin, nükleer silah sanayii ile tıp endüstrisinde kullanıldığı ve bir milyon dolar değerinde olduğu bildirildi. Gürcistan sınırından girdiği tahmin edilen radyoaktif maddenin Ankara’ya bu kadar rahat bir şekilde nasıl ulaştığı bilinmiyor. Greenpeace, Ankara’da ele geçirilen ve 500 gram Sezyum-137 maddesinin, Fukuşima’da yayılan miktarın yaklaşık %5’i oranında olduğunu hesapladı.

GDO’lu ürünler etiketlenecek açıklaması

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, GDO’lu yemle beslenmiş hayvanlardan elde edilmiş ürünleri vatandaşın bileceğini söyleyerek etiketleme konusuna yeşil ışık yaktı. Et, süt, yumurta, peynir gibi hayvansal ürünlerin GDO’lu yemle beslenmiş hayvanlardan elde edilmesi halinde etiket koşulu getirilecek. Greenpeace bir süredir yürüttüğü “yemezler” adlı GDO karşıtı kampanyası ile ithalatı gerçekleştirilmiş GDO’lu yemlere dair, bu yemlerle beslenmiş hayvanlardan elde edilen ürünlerin etiketlenerek halkın tercih hakkının korunmasını talep ediyordu.

Microsoft ‘Bulutumu temizle’

Greenpeace eylemcileri 18 Nisan’da İstanbul’da Microsoft binası önünde gerçekleştirdikleri eylemle, yazılım şirketini kirli enerjiler yerine yenilenebilir enerji kullanmaya çağırdı. Üzerinde ‘Microsoft bulutun ne kadar temiz?’ yazılı pankart açan eylemciler, şirketler tarafından kullanıma sunulan bulut bilişim sistemlerine talebin artmasının kömür ve nükleer gibi kirli enerjilerin kullanımını da artırdığına dikkat çekti. Eylemden bir gün önce Greenpeace Uluslararası’nın yayımladığı rapor bulut bilişim sistemleri çerçevesinde kendi işletmelerini kuran en büyük şirketlerden üçü olan Amazon, Apple ve Microsoft’un elektriğini kömür ve nükleer gibi kirli enerjilerden sağladığını ortaya koyuyordu. Rapora ulaşmak için: http://www.greenpeace.org/turkey/tr/press/reports/bulutunuz-ne-kadar-temiz/

Çernobil’in 26. yıl dönümü

Çernobil’in yıl dönümü nedeniyle Türkiye’nin pek çok yerinde etkinlikler düzenlendi. Greenpeace üyeleri, Ankara’da, Akkuyu’da nükleer santral kurması planlanan Rosatom’un binasına tırmanarak ‘Akkuyu Çernobil olmasın’ pankartları açtı. Eylemciler, Rosatom şirketinin, Çernobil’deki santrali kuran şirket olduğuna ve nükleerin tehlikelerine dikkat çektiler.

İstanbul Beyoğlu’nda ise Karadeniz İsyandadır Platformu’ndan bir grup, ‘Çernobil’ kazasının meydana geldiği saatte gösteri yaptı. Dönemin Sanayi Bakanı Cahit Aral’ın çay içerken çekilen fotoğrafını taşıyan eylemciler, Rusya Federasyonu Başkonsolosluğu önünde çay içti. Tulum çalıp, halay çeken grup, Çernobil kazasının etkilerine dikkat çekmek için radyasyonlu çay içerek ölen insanları canlandırdı.

Küresel Eylem Grubu’nun İstanbul Yeşil Ev’de düzenlediği basın toplantısında konuşan Batu, birçok ülkenin nükleer santralden vazgeçtiğine ve Türkiye'nin yüzde 64'ünün nükleer istemediğine dikkat çekerek "Çernobil’i unutmadık, nükleer santrale izin vermeyeceğiz" dedi.

Mersin Nükleer Karşıtı Platform (NKP) üyeleri de Akkuyu NGS Elektrik AŞ’nin Mersin’de kiraladığı büronun önünde bir basın açıklaması yaptı.


Anadolu Grubu’nun eksik belgeleri

Anadolu Grubu'nun Gerze'de kurmayı planladığı kömür santrali için sunduğu Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Raporu, ilgili kurumlarca eksik bulundu, eksikler nedeniyle şirkete 10 gün ek süre verildi. Görüşmeler başlamadan önce, görüşmelerin yapıldığı Ankara İller Bankası Macunköy tesisleri önünde toplanan Gerze Halkı basın açıklaması yaparak, termik santral planlarını protesto etti. Gerze halkı 3 yıldır Anadolu Grubu’nun kurmak istediği termik santrale karşı direniyor. Greenpeace’in Eylül 2011’den beri Gerze’de kurulmak istenen termik santrale karşı bukapaginaltinda.org adresi üzerinden yürüttüğü kampanyaya, bugüne dek 77 bin 500 kişi imzalarıyla destek verdi.

25 Nisan 2012 Çarşamba

Haftanın çevre haberleri (16-20 Nisan)


  
Greenpeace Akdeniz Genel Direktörü Dr. Uygar Özesmi ve Greenpeace Gönüllüleri ile Açık Radyo işbirliği içinde hafta içi her gün yayınlanan Gezegenin Geleceği programından Gülçin Şahin tarafından derlenmiştir.

GDO’lu ürünler etiketlenecek açıklaması
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, GDO’lu yemle beslenmiş hayvanlardan elde edilmiş ürünleri vatandaşın bileceğini söyleyerek etiketleme konusuna yeşil ışık yaktı.  Et, süt, yumurta, peynir gibi hayvansal ürünlerin GDO’lu yemle beslenmiş hayvanlardan elde edilmesi halinde etiket koşulu getirilecek. Greenpeace bir süredir yürüttüğü “yemezler” adlı GDO karşıtı kampanyası ile ithalatı gerçekleştirilmiş GDO’lu yemlere dair, bu yemlerle beslenmiş hayvanlardan elde edilen ürünlerin etiketlenerek halkın tercih hakkının korunmasını talep ediyordu.

Nükleer madde kaçakçılığı
Ankara’da ele geçen sezyum-137 skandalından sonra bu sefer Avusturya’da nükleer madde kaçakçısı Türkiye vatandaşları yakalandı. Polisin nükleer maddeyi alacak kişiler kılığına girmesinden sonra başlatılan operasyonda aralarında Türkiye vatandaşlarının bulunduğu 7 kişilik grup yakalandı. Radyoaktif maddeler için bir milyon Euro’nun üzerinde para istendi. Nükleer endüstrinin ne kadar tehlikeli ve riskler içeren bir alan olduğu bir kez daha gözler önüne serildi.

Polonya’da GDO yasağı               
Monsanto’nun genetiği değiştirilmiş MON810 adıyla tescilli mısır polenlerinin zaten azalan arı nüfusu üzerinde yıkıcı bir etki yaptığını belirlediklerini belirten Polonya Tarım Bakanı Marek Sawicki yaptığı açıklamada, “Hem insan sağlığını hem de arı nüfusunu tehdit eden GDO’lu ürünler üzerinde tam ve kalıcı bir yasak başlatacağız” dedi. AB dönem başkanı Danimarka’nın orta yol önerisinin 7 Avrupa Birliği ülkesinde reddedilmesi üzerine ülkesinde Monsanto’yu istemediğini açıklayan Fransa ve Macaristan gibi ülkelere Polonya da katılmış oldu. Polonya’nın tehlikeli bulup yasakladığı Monsanto’nun MON810 mısırının Türkiye’ye yem amaçlı girişine ise izin veriliyor.

AB rüzgara yöneliyorAvrupa Rüzgar Enerjisi Birliği  (EWEA) yayımladığı raporda Avrupa Birliği’nin elektrik enerjisinin yarısını 2050 yılından sonra rüzgar enerjisi ile karşılayabileceğini bildirdi.  Rapora göre, bugün rüzgar enerjisi toplam enerjinin %5,3’ünü karşılıyor, 2020 yılında ise bu rakamın %18,4 olması bekleniyor.

Microsoft ‘Bulutumu temizle’
Greenpeace eylemcileri 18 Nisan’da İstanbul’da Microsoft binası önünde gerçekleştirdikleri eylemle, yazılım şirketini kirli enerjiler yerine yenilenebilir enerji kullanmaya çağırdı. Üzerinde ‘Microsoft bulutun ne kadar temiz?’ yazılı pankart açan eylemciler, şirketler tarafından kullanıma sunulan bulut bilişim sistemlerine talebin artmasının kömür ve nükleer gibi kirli enerjilerin kullanımını da artırdığına dikkat çekti. Eylemden bir gün önce Greenpeace Uluslararası’nın yayımladığı rapor bulut bilişim sistemleri çerçevesinde kendi işletmelerini kuran en büyük şirketlerden üçü olan Amazon, Apple ve Microsoft’un elektriğini kömür ve nükleer gibi kirli enerjilerden sağladığını ortaya koyuyordu. Rapora ulaşmak için:http://www.greenpeace.org/turkey/tr/press/reports/bulutunuz-ne-kadar-temiz/

Akdeniz Havzası risk grubunda
13 Nisan’da İstanbul’da düzenlenen Türkiye İklim İşbirliği Fırsatlar, Faydalar ve Zorluklar' konulu seminerde konuşma yapan Avrupa Komisyonu İklim Komisyoneri Connie Hedegard ”İklim değişikliği, bütün dünyada sürdürülebilir kalkınma çabalarını engelleyebilir. Özellikle de Akdeniz havzasında bunu yapabilir, çünkü buradaki ülkeler en yüksek risk grubuna giriyor. Sıcak yazlar Türkiye’de daha da fazla tanık olacağınız bir olay olacak. Bilim de bize ‘Artık vakit daralıyor, daha yeşil bir büyümeyi gelecek için mutlaka sağlamalıyız diyor’” dedi.

Meksika Körfezi’ndeki felaketin etkileriMeksika Körfezi’nde BP’ye ait petrol kuyusunda 2010’da yaşanan sızıntının doğada yarattığı uzun vadeli tahribatın sonuçları gözlenmeye başladı. Bölgedeki balıkçıların ağlarına gözü olmayan balıklar, kıskaçları olmayan yengeçler ve göz çukurları bile bulunmayan karidesler takılıyor. Louisiana Devlet Üniversitesi Oşinografi ve Kıyı Bilimleri’nden Dr. Jim Cowan, El Cezire’ye yaptığı açıklamada, “Balıkçılar hayatları boyunca böyle bir şey görmediklerini söylüyorlar. Ben de 20 yıldır bu deniz canlıları üzerinde çalışıyorum. 30 bin civarında balık ve karides inceledim. Ama ben de böyle bir şeyi ilk kez görüyorum” dedi.

9 Nisan 2012 Pazartesi

Geçen haftanın çevre haberleri (2-6 Nisan)


Uygar Özesmi tarafından sunulan ve Greenpeace Gönüllüleri ile Açık Radyo işbirliği içinde hafta içi her gün yayınlanan Gezegenin Geleceği programından Gülçin Şahin tarafından derlenmiştir. 

Sumatra orangutanlarının nesli tükeniyorNesli tehlike altındaki Sumatra Orangutanları Endonezya’daki yangınlar tekrar alevlendiği için ölüyorlar.  Sadece 200 bireyden ibaret kalan nüfuslarının üçte biri çoktan yok olmuş olabilir – kalanlar ise çok büyük tehlikede. Doğa korumacıların yaptığı uyarıya göre Endonezya ormanlarında baş gösteren yangınlar Orangutanlar için büyük tehlike.

Üzüm üreticileri de pestisitler konusunda uyardı Üzüm Üreticileri Sendikası (ÜZÜM-SEN) Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu, tarımsal üretimde kimyasal ilaç kalıntıları ile mücadelede geç kalınmamasını istedi.  Greenpeace tarafından hazırlanan raporda, bir çok ülke ile birlikte Türkiye'nin de kimyasal ilaç kalıntıları konusunda risk grubunda göründüğünü, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın acilen şu önlemleri alması gerektiği söylendi: "Bağcılık Araştırma Enstitüleri’ne sahip çıkıp sayısı çoğaltılmalı, ARGE yatırımları da artırılmalı. Toprağı, suyu ve canlıların yaşamını riske atan kimyasal ilaçların kullanımını yasaklanmalı. Tarımsal üretimde kimyasal ilaçlara karşı alternatifler araştırılmalı, alternatif zirai mücadele teknikleri geliştirilmeli. Bu alternatif zirai mücadele tekniklerini kullanan üreticilere de teşvik primleri vermeli. Erken hasadın önüne geçecek önlemler alınmalı. Kısacası yoğun kimyasalın kullanıldığı endüstriyel tarım yerine, bilgi ve bilgelik gerektiren geleneksel köylü tarımına geçilmeli"

Dünya saati
Dünya Saati’ne Türkiye’den katılan on binlerce insan, kampanyayı destekleyen “yıldızların” Dünya Saati için hazırladıkları sürprize tanık olmak içinwww.wwf.org.tr/dunyasaati adresinde buluştu ve pek çok ünlü insanın “yıldızın” sürprizlerine tanık oldu. WWF’in bu yıl altıncısını gerçekleştirdiği Dünya Saati, gezegenimizin karşı karşıya olduğu çevre sorunlarına dikkat çekmeyi amaçlarken, ulaştığı herkesi çözümün bir parçası olmaya davet ediyor. Türkiye’den 30 şehir ve belediye, 360’ın üzerinde kurum ve 20 bini aşkın insan gezegenimize olan bağlılıklarını göstermek için ışıklarını kapattı.

BP felaketi hala etkiliyor
İki yıl önce BP Deepwater Horizon’un sebep olduğu, Kuzey Amerika’da şu ana kadar meydana gelmiş en büyük petrol sızıntısı felaketi sonrasında o bölgeye yakın yaşayan yunuslar üzerine yapılan yeni bir araştırma, sızıntının deniz memelerini olumsuz etkileyen sağlık sorunlarına yol açtığını ortaya koydu. Ulusal Okyanus ve Atmosfer Merkezi’nin hazırladığı raporda, incelenen 32 yunusun düşük kiloda olduğu, anemi, ciğer ve karaciğer hastalıklarına tutuldukları; yarısından fazlasının, memelilerin stresle baş etmek, bağışıklık sistemlerini desteklemek üzere gereksinim duyduğu hormonlardan yoksun olduğu ortaya kondu.

Ankara’da nükleer protestosu
Akkuyu’da yapılması planlanan nükleer santral projesine ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Ankara’da düzenlenen Kapsam ve Özel Format Belirleme Toplantısı Toplantı nükleer karşıtları tarafından protesto edildi. Toplantının yapıldığı İller Bankası Macunköy Sosyal tesisleri önünde basın açıklaması yapan grup, toplantının meşruiyetinin olmadığını söyledi. Protestocular arasında Greenpeace, Nükleer Karşıtı Platform, Elektrik Mühendisleri Odası, BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü ve CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı ve Denizli Milletvekili İlhan Cihaner bulunuyordu. Greenpeace Akdeniz İklim ve Enerji Kampanyası Sorumlusu Cenk Levi, “Bu toplantının şu an yapılıyor olması yasalara aykırı. Çünkü bu toplantının yapılabilmesi için, önce halkın katılımı toplantısının yapılması gerekir. Oysa 29 Mart’ta düzenlenen halkın katılımı toplantısı, protestolar nedeniyle başlamadan bitmesine rağmen, kayıtlara ‘yapıldı’ olarak geçti. Bu da halkın tepkilerinin ve görüşlerinin hiçbir şekilde dikkate alınmadığını gösteriyor.” dedi.

Yeni Zelanda’nın en büyük deniz felaketi
5 Ekim 2011’de Yeni Zelanda açıklarında mercan kayalıklarına çarpan 47.230 tonluk Rena adlı gemiden bugüne kadar 400 ton yakıt denize aktı. Binlerce deniz kuşu telef oldu ve 60 millik bir kıyı şeridi petrole bulandı. Ülkenin şimdiye kadar başına gelen en kötü deniz felaketiydi bu. Geminin sahibi olan Yunanlı şirket Costamare, en yüksek ceza olan 300.000 sterlin ve tehlikenin devam ettiği her bir gün için 5000 sterlin ödemeye mahkum edildi. Geminin Filipinli birinci ve ikinci kaptanları, gemiyi dikkatsizce kumanda ettiklerini, belgeleri bilerek yok ettiklerini itiraf ettiler. Kaptanların 7 yıla kadar ceza almaları bekleniyor.

Japonya yüzünü güneşe dönüyor
Japon, SB Enerji şirketi Hokkaido adasında 200.000 kilowat kapasiteli bir güneş enerjisi elektrik santrali kurmayı planlıyor. İletişim şirketi Softbank, santralın 340.000 kilowata kadar elektrik üretebileceğini söyledi. Bu da 100.000 evin elektrik ihtiyacına denk. Kurulacak olan panellerin kaplayacağı alan 480 hektar. Fukişima’daki nükleer felaketten beri Japonya enerjiyi tasarruflu kullanmak zorunda. 54 reaktörden 53’ü devre dışı. Bu yüzden alternatif enerji yöntemlerine ağırlık verilmiş durumda. Japonya’nın 33 idari bölgesinin hepsine güneş enerjisi elektrik santralleri kurulması planlanıyor.

19 Mart 2012 Pazartesi

Haftanın çevre haberleri (12-16 Mart)


Haftanın çevre haberleri (12-16 Mart)

Greenpeace Akdeniz Genel Direktörü Dr. Uygar Özesmi ve Greenpeace Gönüllüleri ile Açık Radyo işbirliği içinde hafta içi her gün yayınlanan Gezegenin Geleceği programından Gülçin Şahin tarafından derlenmiştir.
Su kıtlığı tehdit ediyor
UNESCO tarafından yeni açıklanan bir rapora göre, tüm dünyayı yakın gelecekte temiz su kıtlığı tehdit ediyor. Uzmanlar su kıtlığının 2070 yılına kadar Orta ve Güney Avrupa’da hissedileceğini vurguluyor. Fransa’nın Marsilya kentindeki Dünya Su Forumu öncesinde yayınlanan 700 sayfalık UNESCO raporu, dünya genelindeki temiz su sıkıntısına dikkat çekti. Araştırmacılar, iklim değişikliğinin 2030 yılına kadar Asya ve Afrika’nın güneyindeki gıda üretimini ciddi oranda vuracağına dair uyarıyor.http://www.yesilbilgi.org/su-kitligi-yasanacak.aspx

İklim değişimi ada ülkesini sular altında bırakıyor                         
İklim değişikliğinin ilk kurbanlarından biri, Pasifik adası Kiribati Cumhuriyeti oldu. Kiribati’nin bazı bölgeleri, okyanusun yükselmesiyle sular altında kaldı. Bölgedeki 32 mercan adasından bazıları yok olmaya başladı. Bu durum karşısında yetkililer de radikal bir çözüme başvurarak, 2 bin km uzaktaki Fiji’den toprak satın alınmasına karar verdi. Bilim adamlarının hesaplamalarına göre Pasifik bölgesinde deniz her yıl 2 milimetre yükseliyor. http://www.yesilgazete.org/blog/2012/03/14/yukselen-okyanus-sulari-ulkeyi-haritadan-siliyor

İngiltere’de kömürlü santral kapanıyor
İngiltere’de iklim protestolarının odaklarından Kingsnorth Kömürlü Termik Santrali’nin kapatılması onaylandı. Termik santralin sahibi EON şirketi, Mart ayında AB çevre düzenlemesine göre şalteri indirecek. Greenpeace’in 2008’deki kömür santrali işgali eylemine katıldığı için yargılanan ve beraat eden 6 aktivistten biri olan Ben Stewart ise, kararın İngiltere’deki bir türlü bitmeyen, yüksek oranda kirletici kömür kullanımının sonuna gelindiğinin sinyallerini verdiğini ifade etti. Stewart: “EON Kingsnorth’da anlaşmazlıklara ve direnişe rağmen başka bir kirletici kömürlü termik santral kurmak için boş yere yıllarını harcadı” dedi.http://af.reuters.com/article/energyOilNews/idAFL5E8EF4B620120315

Dünyadaki nükleer santrallerde güvenlik kaygıları
Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu, Fukuşima felaketinin yıldönümünde açıkladığı rapor ile dünyada var olan nükleer santrallerin %80'inin 20 yıldan fazla bir süredir aktif olduğunu ve bunun beraberinde güvenlik kaygıları yarattığını belirtti. Raporda, eski reaktörler için güvenliğin geliştirilmiş olmasının beklendiği ve günün teknolojisine uyum sağlanması gerektiği yer aldı. 56 sayfalık rapor, santrallerin yaydığı tehlikenin altını çiziyor.

Greenpeace Uluslararası Genel Direktörü Türkiye’deydi
Greenpeace Uluslararası Genel Direktörü Kumi Naidoo geçtiğimiz hafta İstanbul’daydı. Fukuşima’nın birinci yıldönümünde hem nükleer santralin tehlikelerini anlatan, hem de Türkiye’de planlanan santrallerle ilgili mesajlar veren Naidoo, Akkuyu’da bir nükleer santralin ülke için intihar demek olduğunu söyledi. Çok büyük paraların döndüğü nükleer endüstrinin aktörlerinden biri olan Tepco’nun bir monopol olduğunu ama Japon halkının felaket sonrası ses verdiğini anlatan Naidoo, Japonya’daki nükleer reaktörlerin durmasıyla geçecek nükleersiz bir yazın ardından kimsenin elektrik sıkıntısı çekmediğini göreceklerini kaydetti. Naidoo, Türkiye’nin kirli enerjilerden vazgeçerek, bölgede bir yenilenebilir enerji lideri olabileceğinin altını çizdi.

Hasankeyfliler taşınmak istemiyor
Doğa Derneği’nin Hasankeyf’te yaptığı araştırma, Hasankeyflilerin taşınmak istemediğini ortaya koyuyor. Uzman Ebru Işıklı’nın hazırladığı araştırmada görüşülen Hasankeyflilerin yaklaşık yüzde 70′i, 11 bin yıllık geçmişe sahip Hasankeyf’i bırakarak DSİ köyüne gitmek istemiyor. Bakan Eroğlu’nun “Barajdan sonra daha fazla turist gelecek” sözlerine inanların oranı ise sadece yüzde 13. Dünyanın en tartışmalı baraj projelerinden biri olan Ilısu, UNESCO’nun 10 Dünya Mirası kriterinden 9’unu birden sağlayan dünya üzerindeki tek yer ancak, Avrupa Kredi Ajansı’nın uzman komitesinin raporu Ilısu baraj projesi ile 55 bin ile 65 bin arasında insanın yerinden edileceğini gösteriyor.http://www.dogadernegi.org/hasankeyf-tasinmak-istemiyor.aspx