2 Mayıs 2012 Çarşamba

Nisan ayı çevre haberleri


Nisan ayı çevre haberleri 

Greenpeace Akdeniz Genel Direktörü Dr. Uygar Özesmi ve Greenpeace Gönüllüleri ile Açık Radyo işbirliği içinde hafta içi her gün yayınlanan Gezegenin Geleceği programından Gülçin Şahin tarafından derlenmiştir.

Dünya saati

Dünya Saati’ne Türkiye’den katılan on binlerce insan, kampanyayı destekleyen “yıldızların” Dünya Saati için hazırladıkları sürprize tanık olmak için www.wwf.org.tr/dunyasaati adresinde buluştu ve pek çok ünlü insanın “yıldızın” sürprizlerine tanık oldu. WWF’in bu yıl altıncısını gerçekleştirdiği Dünya Saati, gezegenimizin karşı karşıya olduğu çevre sorunlarına dikkat çekmeyi amaçlarken, ulaştığı herkesi çözümün bir parçası olmaya davet ediyor. Türkiye’den 30 şehir ve belediye, 360’ın üzerinde kurum ve 20 bini aşkın insan gezegenimize olan bağlılıklarını göstermek için ışıklarını kapattı.

Yeni Zelanda’nın en büyük deniz felaketi

5 Ekim 2011’de Yeni Zelanda açıklarında mercan kayalıklarına çarpan 47.230 tonluk Rena adlı gemiden bugüne kadar 400 ton yakıt denize aktı. Binlerce deniz kuşu telef oldu ve 60 millik bir kıyı şeridi petrole bulandı. Ülkenin şimdiye kadar başına gelen en kötü deniz felaketiydi bu. Geminin sahibi olan Yunanlı şirket Costamare, en yüksek ceza olan 300.000 sterlin ve tehlikenin devam ettiği her bir gün için 5000 sterlin ödemeye mahkum edildi. Geminin Filipinli birinci ve ikinci kaptanları, gemiyi dikkatsizce kumanda ettiklerini, belgeleri bilerek yok ettiklerini itiraf ettiler. Kaptanların 7 yıla kadar ceza almaları bekleniyor.

Endonezya yağmur ormanları için iyi haber

Greenpeace’in Endonezya’daki korunan ağaç türlerini kesmekle suçladığı raporunu takiben 9 şirket APP ile baş etmek üzere adımlar atacaklarını açıkladı. Bu şirketler arasında Mondi, National Geographic, Constable, Acer, Xerox ve Danone var. Şirketler, APP’den satın almalarını askıya aldıklarını açıkladılar. Greenpeace’in APP karşısında sürdürdüğü kampanya sonrasında Nestle, Kraft, Unilever, Adidas ve Mattel APP’den alımlarını durdurmuşlardı.

Sığacık’a orkinos çiftliği kurulmayacak

Danıştay 14’üncü Dairesi, Sığacık Körfezi’nde balık çiftliklerine karşı ÇED ve çevre düzeni planıyla ilgili 7. davada, Seferihisarlılar ile Urlalıları sevindiren kararlar aldı. Danıştay Sığacık’a başta orkinos olmak üzere, balık çiftliği kurulamayacağına karar verdi.

Ankara’da radyoaktif alarm

Ankara İl Jandarma komutanlığı ekipleri, Gürcistan üzerinden Türkiye’ye soktukları 500 gram, “Sezyum 137” radyoaktif maddesini satmak isteyen 3 kişiyi yakaladı. Ele geçirilen radyoaktif maddenin, nükleer silah sanayii ile tıp endüstrisinde kullanıldığı ve bir milyon dolar değerinde olduğu bildirildi. Gürcistan sınırından girdiği tahmin edilen radyoaktif maddenin Ankara’ya bu kadar rahat bir şekilde nasıl ulaştığı bilinmiyor. Greenpeace, Ankara’da ele geçirilen ve 500 gram Sezyum-137 maddesinin, Fukuşima’da yayılan miktarın yaklaşık %5’i oranında olduğunu hesapladı.

GDO’lu ürünler etiketlenecek açıklaması

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, GDO’lu yemle beslenmiş hayvanlardan elde edilmiş ürünleri vatandaşın bileceğini söyleyerek etiketleme konusuna yeşil ışık yaktı. Et, süt, yumurta, peynir gibi hayvansal ürünlerin GDO’lu yemle beslenmiş hayvanlardan elde edilmesi halinde etiket koşulu getirilecek. Greenpeace bir süredir yürüttüğü “yemezler” adlı GDO karşıtı kampanyası ile ithalatı gerçekleştirilmiş GDO’lu yemlere dair, bu yemlerle beslenmiş hayvanlardan elde edilen ürünlerin etiketlenerek halkın tercih hakkının korunmasını talep ediyordu.

Microsoft ‘Bulutumu temizle’

Greenpeace eylemcileri 18 Nisan’da İstanbul’da Microsoft binası önünde gerçekleştirdikleri eylemle, yazılım şirketini kirli enerjiler yerine yenilenebilir enerji kullanmaya çağırdı. Üzerinde ‘Microsoft bulutun ne kadar temiz?’ yazılı pankart açan eylemciler, şirketler tarafından kullanıma sunulan bulut bilişim sistemlerine talebin artmasının kömür ve nükleer gibi kirli enerjilerin kullanımını da artırdığına dikkat çekti. Eylemden bir gün önce Greenpeace Uluslararası’nın yayımladığı rapor bulut bilişim sistemleri çerçevesinde kendi işletmelerini kuran en büyük şirketlerden üçü olan Amazon, Apple ve Microsoft’un elektriğini kömür ve nükleer gibi kirli enerjilerden sağladığını ortaya koyuyordu. Rapora ulaşmak için: http://www.greenpeace.org/turkey/tr/press/reports/bulutunuz-ne-kadar-temiz/

Çernobil’in 26. yıl dönümü

Çernobil’in yıl dönümü nedeniyle Türkiye’nin pek çok yerinde etkinlikler düzenlendi. Greenpeace üyeleri, Ankara’da, Akkuyu’da nükleer santral kurması planlanan Rosatom’un binasına tırmanarak ‘Akkuyu Çernobil olmasın’ pankartları açtı. Eylemciler, Rosatom şirketinin, Çernobil’deki santrali kuran şirket olduğuna ve nükleerin tehlikelerine dikkat çektiler.

İstanbul Beyoğlu’nda ise Karadeniz İsyandadır Platformu’ndan bir grup, ‘Çernobil’ kazasının meydana geldiği saatte gösteri yaptı. Dönemin Sanayi Bakanı Cahit Aral’ın çay içerken çekilen fotoğrafını taşıyan eylemciler, Rusya Federasyonu Başkonsolosluğu önünde çay içti. Tulum çalıp, halay çeken grup, Çernobil kazasının etkilerine dikkat çekmek için radyasyonlu çay içerek ölen insanları canlandırdı.

Küresel Eylem Grubu’nun İstanbul Yeşil Ev’de düzenlediği basın toplantısında konuşan Batu, birçok ülkenin nükleer santralden vazgeçtiğine ve Türkiye'nin yüzde 64'ünün nükleer istemediğine dikkat çekerek "Çernobil’i unutmadık, nükleer santrale izin vermeyeceğiz" dedi.

Mersin Nükleer Karşıtı Platform (NKP) üyeleri de Akkuyu NGS Elektrik AŞ’nin Mersin’de kiraladığı büronun önünde bir basın açıklaması yaptı.


Anadolu Grubu’nun eksik belgeleri

Anadolu Grubu'nun Gerze'de kurmayı planladığı kömür santrali için sunduğu Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Raporu, ilgili kurumlarca eksik bulundu, eksikler nedeniyle şirkete 10 gün ek süre verildi. Görüşmeler başlamadan önce, görüşmelerin yapıldığı Ankara İller Bankası Macunköy tesisleri önünde toplanan Gerze Halkı basın açıklaması yaparak, termik santral planlarını protesto etti. Gerze halkı 3 yıldır Anadolu Grubu’nun kurmak istediği termik santrale karşı direniyor. Greenpeace’in Eylül 2011’den beri Gerze’de kurulmak istenen termik santrale karşı bukapaginaltinda.org adresi üzerinden yürüttüğü kampanyaya, bugüne dek 77 bin 500 kişi imzalarıyla destek verdi.

30 Nisan 2012 Pazartesi

Esaslı İnsanlara Açılan Dava Esastan Bozuldu! Şimdi Bozulan Çevreyi Esahtan Koruma Vakti!


YALOVALI ÇEVRECİLERE AÇILAN KAMU DAVASI DÜŞTÜ

Yalovalı çevrecilere açılan 3 davadan birisi olan ve Yalova’da görülen kamu davasında hazırlanan termik santral karşıtı bir video yüzünden 5 kişinin kamu haklarından mahrum bırakılmaları talebiyle yargılanmaları sona erdi. Davanın usul yönünden yasaya aykırı açıldığı anlaşıldığından 'durdurulmasına' karar verildi.

Yalova Çevre Platformu YAÇEP gönüllüleri tarafından 2010 yılında hazırlanan 'Termik Santralsiz Yalova' videosunun santrali yapan şirketin hisselerine değer kaybettirdiği iddiasıyla Yalova Cumhuriyet Savcılığı tarafından açılan dava, bugün görülen 2.celsede düştü. Ben de soruyorum çevreye zarar veren şirketin hisselerinin düşmesi kadar doğal birşey olabilir mi? Hisse değerleri artıyorsa o zaman dava açmak gerekiyor, kamu mekanizmaları çevreyi koruyamıyor diye...

SPK’DAN GELEN CEVAP BELİRLEYİCİ OLDU

Yalova 1.Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi Kemal Aydın, Sermaye Piyasası Kurumu SPK’dan gelen bilgiler doğrultusunda usul eksikliğinden davanın durdurulmasına karar verdi. SPK’dan gelen yazıda, ancak kurul tarafından böyle bir başvuru yapılması durumunda savcılığın dava açabileceği, aksi durumda açılan kamu davasının dayanaksız olduğuna yer verildi. Mahkeme durduruldu ve dosyanın savcılığa iadesine, itiraz yolu açık olmak üzere karar verildi.

25 Nisan 2012 Çarşamba

Çernobil Halk Mahkemesi Kitabı Çeviren: Umur Gürsoy


Çernobil Halk Mahkemesi
Çeviren: Umur Gürsoy



26 yıl önce, düşman, 26 Nisan 1986 Cuma gece yarısından sonra Ukrayna’nın Kiev
kentindeki 30 bin nüfuslu Pripyat kasabası yakınlarındaki Çernobil Atom santralinin 4
numaralı reaktörünü patlattı; bir-iki saat içinde Pripyat’ı ve hızla bütün Ukrayna, Belarus ve
Rusya’yı işgal etti. Daha sonra Doğu Avrupa’ya ve 4 Mayıs gece yarısı Türkiye’ye havadan
saldırdı ve 5-6 Mayıs 1986’da, yağan yağmurla birlikte özellikle Marmara ve Edirne çevresini
ardından Batı ve Doğu Karadeniz’i karadan-havadan işgal etti.

Bu kez düşman, işgal biçimi ve süresi daha önce görülmemiş biçimdeydi. İşgalden, en
fazla çocuklar, ama en çok da işgalden 0-6 yıl önce doğanlarla, 0-6 yıl sonra doğacaklar
etkilendi. Çünkü işgalci, çocukların derilerine ve akciğerlerine ve anneleri onlara hamile
iken tükettikleri “ota, süte, ete/umuda, hürriyete”; açık havada yetişen tüm besinlere, süt
ürünlerine ve çaya yıllarca radyasyon yağdırdı. Çocukların kemik iliklerini, tiroid bezlerini
ve işgal ettikleri tüm ülkelerin erkekliğini ve kadınlığını yıllarca radyasyon bombardımanına
tuttu, hâlâ tutuyor. Ve şimdi bu çocuklar 20-32 yaşında ve işgalin hâlâ sürdüğünü bilmedikleri için düşmanın karargâhını Akkuyu’ya ve Sinop’a kurmasını isteyenleri iktidara getiriyorlar.

Ey Çernobil gençliği! Ve sizlerin atom bombası denemeleri kuşağı anne ve babalarınız!

Bu kitap, sağlığınızı, çevrenizi ve insan haklarınızı rehin alanların ve sizi radyasyon tutsağı
yapanların geçmişte size yaptıklarını ve bundan sonra yapacaklarını görmenizi, bilmenizi,
anlamanızı ve onları vicdanlarınızda yargılamayı amaçlamaktadır.


Yeşil Ekonomi Kitabı Ed. Ahmet Atıl Aşıcı, Ümit Şahin


Yeşil Ekonomi
Editörler. Ahmet Atıl Aşıcı – Ümit Şahin



Yetmişlerin başında “Büyümenin Sınırları” raporu yayınlandı. Rapor basit bir soruya cevap arıyordu: Büyüme ya da kalkınma daha ne kadar sürdürülebilir?

Raporun bu basit ama önemli soruya verdiği cevaplar, geride kalan 40 yılda birer kehanet gibi gerçekleşmeye başladı. Ancak görmeyen gözlere, duymayan kulaklara bu kehanetler hala ulaşamıyor. Neyse ki kendini yarınlardan sorumlu tutan insanlar hâlâ var!

Yeşil ekonomi, bir ekolojik sıçrama öngörüyor. Dünyanın biyolojik kapasitesi, insanların büyüme arzularını karşılamıyor. Bugün her insan gelişmiş Batı ülkeleri kadar tüketseydi 3 dünyaya daha ihtiyacımız olurdu. Bu tüketim toplumu hala sürdürülebilir mi?

Sorular bitmiyor: Yeşil ekonomi bir çıkış yolu mu? Yoksa yeni bir ütopya mı? Kapitalizmi yeşile boyamak mı? Yoksa kapitalizmden çıkış için gereken ekonomik dönüşümün başlangıcı mı? İhtiyaçlarımızın ne kadarı gerçek? Mutluluk ekonomisi mümkün mü?

İTÜ’de öğretim üyesi olan iktisatçı Ahmet Atıl Aşıcı’nın ve yeşil düşünce alanında önde gelen düşünürlerden biri sayılan Fransız iktisatçı Alain Lipietz’in yazıları yeşil ekonomi ve yeşil yeni düzenin teorik ve tarihsel arka planını ele alırken, Avrupa Yeşilleri’nin yeşil ekonomi üzerine hazırladığı yazılar somut, uygulanabilir ve reformcu politik önerilerin içerdiği olanakları gösteriyor.
Önsöz:YükselSelek
Sunuş: Ümit Şahin
www.yeniinsanyayinevi.com

Haftanın çevre haberleri (16-20 Nisan)


  
Greenpeace Akdeniz Genel Direktörü Dr. Uygar Özesmi ve Greenpeace Gönüllüleri ile Açık Radyo işbirliği içinde hafta içi her gün yayınlanan Gezegenin Geleceği programından Gülçin Şahin tarafından derlenmiştir.

GDO’lu ürünler etiketlenecek açıklaması
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, GDO’lu yemle beslenmiş hayvanlardan elde edilmiş ürünleri vatandaşın bileceğini söyleyerek etiketleme konusuna yeşil ışık yaktı.  Et, süt, yumurta, peynir gibi hayvansal ürünlerin GDO’lu yemle beslenmiş hayvanlardan elde edilmesi halinde etiket koşulu getirilecek. Greenpeace bir süredir yürüttüğü “yemezler” adlı GDO karşıtı kampanyası ile ithalatı gerçekleştirilmiş GDO’lu yemlere dair, bu yemlerle beslenmiş hayvanlardan elde edilen ürünlerin etiketlenerek halkın tercih hakkının korunmasını talep ediyordu.

Nükleer madde kaçakçılığı
Ankara’da ele geçen sezyum-137 skandalından sonra bu sefer Avusturya’da nükleer madde kaçakçısı Türkiye vatandaşları yakalandı. Polisin nükleer maddeyi alacak kişiler kılığına girmesinden sonra başlatılan operasyonda aralarında Türkiye vatandaşlarının bulunduğu 7 kişilik grup yakalandı. Radyoaktif maddeler için bir milyon Euro’nun üzerinde para istendi. Nükleer endüstrinin ne kadar tehlikeli ve riskler içeren bir alan olduğu bir kez daha gözler önüne serildi.

Polonya’da GDO yasağı               
Monsanto’nun genetiği değiştirilmiş MON810 adıyla tescilli mısır polenlerinin zaten azalan arı nüfusu üzerinde yıkıcı bir etki yaptığını belirlediklerini belirten Polonya Tarım Bakanı Marek Sawicki yaptığı açıklamada, “Hem insan sağlığını hem de arı nüfusunu tehdit eden GDO’lu ürünler üzerinde tam ve kalıcı bir yasak başlatacağız” dedi. AB dönem başkanı Danimarka’nın orta yol önerisinin 7 Avrupa Birliği ülkesinde reddedilmesi üzerine ülkesinde Monsanto’yu istemediğini açıklayan Fransa ve Macaristan gibi ülkelere Polonya da katılmış oldu. Polonya’nın tehlikeli bulup yasakladığı Monsanto’nun MON810 mısırının Türkiye’ye yem amaçlı girişine ise izin veriliyor.

AB rüzgara yöneliyorAvrupa Rüzgar Enerjisi Birliği  (EWEA) yayımladığı raporda Avrupa Birliği’nin elektrik enerjisinin yarısını 2050 yılından sonra rüzgar enerjisi ile karşılayabileceğini bildirdi.  Rapora göre, bugün rüzgar enerjisi toplam enerjinin %5,3’ünü karşılıyor, 2020 yılında ise bu rakamın %18,4 olması bekleniyor.

Microsoft ‘Bulutumu temizle’
Greenpeace eylemcileri 18 Nisan’da İstanbul’da Microsoft binası önünde gerçekleştirdikleri eylemle, yazılım şirketini kirli enerjiler yerine yenilenebilir enerji kullanmaya çağırdı. Üzerinde ‘Microsoft bulutun ne kadar temiz?’ yazılı pankart açan eylemciler, şirketler tarafından kullanıma sunulan bulut bilişim sistemlerine talebin artmasının kömür ve nükleer gibi kirli enerjilerin kullanımını da artırdığına dikkat çekti. Eylemden bir gün önce Greenpeace Uluslararası’nın yayımladığı rapor bulut bilişim sistemleri çerçevesinde kendi işletmelerini kuran en büyük şirketlerden üçü olan Amazon, Apple ve Microsoft’un elektriğini kömür ve nükleer gibi kirli enerjilerden sağladığını ortaya koyuyordu. Rapora ulaşmak için:http://www.greenpeace.org/turkey/tr/press/reports/bulutunuz-ne-kadar-temiz/

Akdeniz Havzası risk grubunda
13 Nisan’da İstanbul’da düzenlenen Türkiye İklim İşbirliği Fırsatlar, Faydalar ve Zorluklar' konulu seminerde konuşma yapan Avrupa Komisyonu İklim Komisyoneri Connie Hedegard ”İklim değişikliği, bütün dünyada sürdürülebilir kalkınma çabalarını engelleyebilir. Özellikle de Akdeniz havzasında bunu yapabilir, çünkü buradaki ülkeler en yüksek risk grubuna giriyor. Sıcak yazlar Türkiye’de daha da fazla tanık olacağınız bir olay olacak. Bilim de bize ‘Artık vakit daralıyor, daha yeşil bir büyümeyi gelecek için mutlaka sağlamalıyız diyor’” dedi.

Meksika Körfezi’ndeki felaketin etkileriMeksika Körfezi’nde BP’ye ait petrol kuyusunda 2010’da yaşanan sızıntının doğada yarattığı uzun vadeli tahribatın sonuçları gözlenmeye başladı. Bölgedeki balıkçıların ağlarına gözü olmayan balıklar, kıskaçları olmayan yengeçler ve göz çukurları bile bulunmayan karidesler takılıyor. Louisiana Devlet Üniversitesi Oşinografi ve Kıyı Bilimleri’nden Dr. Jim Cowan, El Cezire’ye yaptığı açıklamada, “Balıkçılar hayatları boyunca böyle bir şey görmediklerini söylüyorlar. Ben de 20 yıldır bu deniz canlıları üzerinde çalışıyorum. 30 bin civarında balık ve karides inceledim. Ama ben de böyle bir şeyi ilk kez görüyorum” dedi.

9 Nisan 2012 Pazartesi

Geçen haftanın çevre haberleri (2-6 Nisan)


Uygar Özesmi tarafından sunulan ve Greenpeace Gönüllüleri ile Açık Radyo işbirliği içinde hafta içi her gün yayınlanan Gezegenin Geleceği programından Gülçin Şahin tarafından derlenmiştir. 

Sumatra orangutanlarının nesli tükeniyorNesli tehlike altındaki Sumatra Orangutanları Endonezya’daki yangınlar tekrar alevlendiği için ölüyorlar.  Sadece 200 bireyden ibaret kalan nüfuslarının üçte biri çoktan yok olmuş olabilir – kalanlar ise çok büyük tehlikede. Doğa korumacıların yaptığı uyarıya göre Endonezya ormanlarında baş gösteren yangınlar Orangutanlar için büyük tehlike.

Üzüm üreticileri de pestisitler konusunda uyardı Üzüm Üreticileri Sendikası (ÜZÜM-SEN) Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu, tarımsal üretimde kimyasal ilaç kalıntıları ile mücadelede geç kalınmamasını istedi.  Greenpeace tarafından hazırlanan raporda, bir çok ülke ile birlikte Türkiye'nin de kimyasal ilaç kalıntıları konusunda risk grubunda göründüğünü, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın acilen şu önlemleri alması gerektiği söylendi: "Bağcılık Araştırma Enstitüleri’ne sahip çıkıp sayısı çoğaltılmalı, ARGE yatırımları da artırılmalı. Toprağı, suyu ve canlıların yaşamını riske atan kimyasal ilaçların kullanımını yasaklanmalı. Tarımsal üretimde kimyasal ilaçlara karşı alternatifler araştırılmalı, alternatif zirai mücadele teknikleri geliştirilmeli. Bu alternatif zirai mücadele tekniklerini kullanan üreticilere de teşvik primleri vermeli. Erken hasadın önüne geçecek önlemler alınmalı. Kısacası yoğun kimyasalın kullanıldığı endüstriyel tarım yerine, bilgi ve bilgelik gerektiren geleneksel köylü tarımına geçilmeli"

Dünya saati
Dünya Saati’ne Türkiye’den katılan on binlerce insan, kampanyayı destekleyen “yıldızların” Dünya Saati için hazırladıkları sürprize tanık olmak içinwww.wwf.org.tr/dunyasaati adresinde buluştu ve pek çok ünlü insanın “yıldızın” sürprizlerine tanık oldu. WWF’in bu yıl altıncısını gerçekleştirdiği Dünya Saati, gezegenimizin karşı karşıya olduğu çevre sorunlarına dikkat çekmeyi amaçlarken, ulaştığı herkesi çözümün bir parçası olmaya davet ediyor. Türkiye’den 30 şehir ve belediye, 360’ın üzerinde kurum ve 20 bini aşkın insan gezegenimize olan bağlılıklarını göstermek için ışıklarını kapattı.

BP felaketi hala etkiliyor
İki yıl önce BP Deepwater Horizon’un sebep olduğu, Kuzey Amerika’da şu ana kadar meydana gelmiş en büyük petrol sızıntısı felaketi sonrasında o bölgeye yakın yaşayan yunuslar üzerine yapılan yeni bir araştırma, sızıntının deniz memelerini olumsuz etkileyen sağlık sorunlarına yol açtığını ortaya koydu. Ulusal Okyanus ve Atmosfer Merkezi’nin hazırladığı raporda, incelenen 32 yunusun düşük kiloda olduğu, anemi, ciğer ve karaciğer hastalıklarına tutuldukları; yarısından fazlasının, memelilerin stresle baş etmek, bağışıklık sistemlerini desteklemek üzere gereksinim duyduğu hormonlardan yoksun olduğu ortaya kondu.

Ankara’da nükleer protestosu
Akkuyu’da yapılması planlanan nükleer santral projesine ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Ankara’da düzenlenen Kapsam ve Özel Format Belirleme Toplantısı Toplantı nükleer karşıtları tarafından protesto edildi. Toplantının yapıldığı İller Bankası Macunköy Sosyal tesisleri önünde basın açıklaması yapan grup, toplantının meşruiyetinin olmadığını söyledi. Protestocular arasında Greenpeace, Nükleer Karşıtı Platform, Elektrik Mühendisleri Odası, BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü ve CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı ve Denizli Milletvekili İlhan Cihaner bulunuyordu. Greenpeace Akdeniz İklim ve Enerji Kampanyası Sorumlusu Cenk Levi, “Bu toplantının şu an yapılıyor olması yasalara aykırı. Çünkü bu toplantının yapılabilmesi için, önce halkın katılımı toplantısının yapılması gerekir. Oysa 29 Mart’ta düzenlenen halkın katılımı toplantısı, protestolar nedeniyle başlamadan bitmesine rağmen, kayıtlara ‘yapıldı’ olarak geçti. Bu da halkın tepkilerinin ve görüşlerinin hiçbir şekilde dikkate alınmadığını gösteriyor.” dedi.

Yeni Zelanda’nın en büyük deniz felaketi
5 Ekim 2011’de Yeni Zelanda açıklarında mercan kayalıklarına çarpan 47.230 tonluk Rena adlı gemiden bugüne kadar 400 ton yakıt denize aktı. Binlerce deniz kuşu telef oldu ve 60 millik bir kıyı şeridi petrole bulandı. Ülkenin şimdiye kadar başına gelen en kötü deniz felaketiydi bu. Geminin sahibi olan Yunanlı şirket Costamare, en yüksek ceza olan 300.000 sterlin ve tehlikenin devam ettiği her bir gün için 5000 sterlin ödemeye mahkum edildi. Geminin Filipinli birinci ve ikinci kaptanları, gemiyi dikkatsizce kumanda ettiklerini, belgeleri bilerek yok ettiklerini itiraf ettiler. Kaptanların 7 yıla kadar ceza almaları bekleniyor.

Japonya yüzünü güneşe dönüyor
Japon, SB Enerji şirketi Hokkaido adasında 200.000 kilowat kapasiteli bir güneş enerjisi elektrik santrali kurmayı planlıyor. İletişim şirketi Softbank, santralın 340.000 kilowata kadar elektrik üretebileceğini söyledi. Bu da 100.000 evin elektrik ihtiyacına denk. Kurulacak olan panellerin kaplayacağı alan 480 hektar. Fukişima’daki nükleer felaketten beri Japonya enerjiyi tasarruflu kullanmak zorunda. 54 reaktörden 53’ü devre dışı. Bu yüzden alternatif enerji yöntemlerine ağırlık verilmiş durumda. Japonya’nın 33 idari bölgesinin hepsine güneş enerjisi elektrik santralleri kurulması planlanıyor.

4 Nisan 2012 Çarşamba

Üç Ekoloji - Ekolojik Yaşam - Tavsiye Olunur




Üç Ekoloji 9 : Gönüllü Sadelik, Ekolojik Yaşam

Ekolojik yaşam deneyiminin farklı boyutlarıyla tartışılmasının, mümkün olduğunu kanıtlama çabasından daha zor olduğunu kabul etmek gerek. Ekolojik yaşam ana başlığının altında ele alabileceğimiz organik üretim, ekolojik tarım, permakültür, kent tarımı, balkon bahçeciliği, geçiş kasabaları, vejetaryenlik, ekoköyler, kır komünleri vb. mevcut endüstriyel sistemin kirli havasının içinden sıyrılarak o kadar temiz bir koku yayıyorlar ki, bu denemelerin ve örneklerin politik anlamı üzerinde düşünmek ve tartışmak kolay olmayabiliyor. Meseleye yepyeni bir perspektifle yaklaşan, yani ekolojik yaşamın mümkün olabilmesi geçirmemiz gereken ilk zihinsel dönüşümü gönüllü sadelik kavramı çerçevesinde tartışan ilk yazı başya olmak üzere,  dosya yazılarının tartışmaya başlamak için bir deneme olduğu söylenebilir.
Ekolojik yaşam bir ütopya da olsa, bir zorunluluk da, eleştirel bir yaklaşımı hak ediyor. Aslında bunu her şeyden önce ekolojik yaşam deneyimlerini başlatanlar, öncülük yapanlar ve  hayatlarını adayanlar hak ediyor.

Sayfa Sayısı: 128
ISBN: 9786055895266

20 Mart 2012 Salı

Activists demand to ban cyanide in Dominican Republic


Activists demand to ban cyanide in Dominican Republic

The protest took place in front of the offices of Barrick, which prepares to operate the Pueblo Viejo gold and silver mine next year

Dominican Republic.- The group SalvaTierra took a non-violent direct action this morning in front of the building where the multinational mining corporation Barrick has part of its offices in capital city, Santo Domingo. It declared its support to dozens of environmental and social groups that have already expressed their opposition to megamining in the country and joined the campaign by the Latin America Mining Conflicts Observatory (OCMAL) to ban cyanide in the whole region.




In their statement, the group warns that: “Mega open pit mining is an activity whose enormous scale entails major environmental impacts, such as the destruction of large forests, the massive consumption of fresh water and electricity, the production of acid drainage, and above all the use of large amounts of highly toxic substances”. Amongst the latter they highlighted cyanide, which Barrick is planning to use for processing 24,000 tons of mineral daily in the Pueblo Viejo mine currently under construction.
The activists of SalvaTierra asserted that the terrible disasters cyanide has already caused in different parts of the world evidence that there is no way of having absolute safeguards against spills of this toxic substance. They highlighted the cyanide spill that occurred in Romaina in 2000, which motivated a ten years debate that concluded with the ban of cyanide for mining purposes in the whole of the European Union; and that of Ghana, in 2009, which took place in a gold mine certified by the International Cyanide Management Code, which Barrick now pretends to use as a guarantee against spills in Pueblo Viejo.
While a 20 percent of the Dominican population has no access to water according to the United Nations Program for Development (UNDP), the Pueblo Viejo mine is planning to consume 2,500 cubic meters of water per hour. The mine is also putting in risk of pollution with cyanide and acid drainage the Hatillo dam, the largest of the Caribbean region. SalvaTierra expressed their concerns about these facts, specially when it has been announced that climate change could decrease the water supply of the nation up to a 60 a percent.

The group concluded by saying that the decision to take the Dominican Republic on the path of megamining development is not the result of a consensus based on a democratic debate, but rather seeks particular interests and privileges. In addition, they stated that there is crucial information which has been kept from the public, such as the amount of cyanide that Barrick is planning to use in Pueblo Viejo. For all these reasons, they demanded more transparency and access to information from the mining corporations and the government, and the ban of cyanide for mining purposes.  


19 Mart 2012 Pazartesi

Haftanın çevre haberleri (12-16 Mart)


Haftanın çevre haberleri (12-16 Mart)

Greenpeace Akdeniz Genel Direktörü Dr. Uygar Özesmi ve Greenpeace Gönüllüleri ile Açık Radyo işbirliği içinde hafta içi her gün yayınlanan Gezegenin Geleceği programından Gülçin Şahin tarafından derlenmiştir.
Su kıtlığı tehdit ediyor
UNESCO tarafından yeni açıklanan bir rapora göre, tüm dünyayı yakın gelecekte temiz su kıtlığı tehdit ediyor. Uzmanlar su kıtlığının 2070 yılına kadar Orta ve Güney Avrupa’da hissedileceğini vurguluyor. Fransa’nın Marsilya kentindeki Dünya Su Forumu öncesinde yayınlanan 700 sayfalık UNESCO raporu, dünya genelindeki temiz su sıkıntısına dikkat çekti. Araştırmacılar, iklim değişikliğinin 2030 yılına kadar Asya ve Afrika’nın güneyindeki gıda üretimini ciddi oranda vuracağına dair uyarıyor.http://www.yesilbilgi.org/su-kitligi-yasanacak.aspx

İklim değişimi ada ülkesini sular altında bırakıyor                         
İklim değişikliğinin ilk kurbanlarından biri, Pasifik adası Kiribati Cumhuriyeti oldu. Kiribati’nin bazı bölgeleri, okyanusun yükselmesiyle sular altında kaldı. Bölgedeki 32 mercan adasından bazıları yok olmaya başladı. Bu durum karşısında yetkililer de radikal bir çözüme başvurarak, 2 bin km uzaktaki Fiji’den toprak satın alınmasına karar verdi. Bilim adamlarının hesaplamalarına göre Pasifik bölgesinde deniz her yıl 2 milimetre yükseliyor. http://www.yesilgazete.org/blog/2012/03/14/yukselen-okyanus-sulari-ulkeyi-haritadan-siliyor

İngiltere’de kömürlü santral kapanıyor
İngiltere’de iklim protestolarının odaklarından Kingsnorth Kömürlü Termik Santrali’nin kapatılması onaylandı. Termik santralin sahibi EON şirketi, Mart ayında AB çevre düzenlemesine göre şalteri indirecek. Greenpeace’in 2008’deki kömür santrali işgali eylemine katıldığı için yargılanan ve beraat eden 6 aktivistten biri olan Ben Stewart ise, kararın İngiltere’deki bir türlü bitmeyen, yüksek oranda kirletici kömür kullanımının sonuna gelindiğinin sinyallerini verdiğini ifade etti. Stewart: “EON Kingsnorth’da anlaşmazlıklara ve direnişe rağmen başka bir kirletici kömürlü termik santral kurmak için boş yere yıllarını harcadı” dedi.http://af.reuters.com/article/energyOilNews/idAFL5E8EF4B620120315

Dünyadaki nükleer santrallerde güvenlik kaygıları
Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu, Fukuşima felaketinin yıldönümünde açıkladığı rapor ile dünyada var olan nükleer santrallerin %80'inin 20 yıldan fazla bir süredir aktif olduğunu ve bunun beraberinde güvenlik kaygıları yarattığını belirtti. Raporda, eski reaktörler için güvenliğin geliştirilmiş olmasının beklendiği ve günün teknolojisine uyum sağlanması gerektiği yer aldı. 56 sayfalık rapor, santrallerin yaydığı tehlikenin altını çiziyor.

Greenpeace Uluslararası Genel Direktörü Türkiye’deydi
Greenpeace Uluslararası Genel Direktörü Kumi Naidoo geçtiğimiz hafta İstanbul’daydı. Fukuşima’nın birinci yıldönümünde hem nükleer santralin tehlikelerini anlatan, hem de Türkiye’de planlanan santrallerle ilgili mesajlar veren Naidoo, Akkuyu’da bir nükleer santralin ülke için intihar demek olduğunu söyledi. Çok büyük paraların döndüğü nükleer endüstrinin aktörlerinden biri olan Tepco’nun bir monopol olduğunu ama Japon halkının felaket sonrası ses verdiğini anlatan Naidoo, Japonya’daki nükleer reaktörlerin durmasıyla geçecek nükleersiz bir yazın ardından kimsenin elektrik sıkıntısı çekmediğini göreceklerini kaydetti. Naidoo, Türkiye’nin kirli enerjilerden vazgeçerek, bölgede bir yenilenebilir enerji lideri olabileceğinin altını çizdi.

Hasankeyfliler taşınmak istemiyor
Doğa Derneği’nin Hasankeyf’te yaptığı araştırma, Hasankeyflilerin taşınmak istemediğini ortaya koyuyor. Uzman Ebru Işıklı’nın hazırladığı araştırmada görüşülen Hasankeyflilerin yaklaşık yüzde 70′i, 11 bin yıllık geçmişe sahip Hasankeyf’i bırakarak DSİ köyüne gitmek istemiyor. Bakan Eroğlu’nun “Barajdan sonra daha fazla turist gelecek” sözlerine inanların oranı ise sadece yüzde 13. Dünyanın en tartışmalı baraj projelerinden biri olan Ilısu, UNESCO’nun 10 Dünya Mirası kriterinden 9’unu birden sağlayan dünya üzerindeki tek yer ancak, Avrupa Kredi Ajansı’nın uzman komitesinin raporu Ilısu baraj projesi ile 55 bin ile 65 bin arasında insanın yerinden edileceğini gösteriyor.http://www.dogadernegi.org/hasankeyf-tasinmak-istemiyor.aspx

1 Mart 2012 Perşembe

Şubat 2012 Çevre Haberleri


 Şubat 2012 Çevre Haberleri - Gülçin Şahin

Greenpeace Akdeniz Genel Direktörü Dr. Uygar Özesmi ve Greenpeace Gönüllüleri ile Açık Radyo işbirliği içinde hafta içi her gün yayınlanan Gezegenin Geleceği programından derlenmiştir.

Doğa korumada son sıralardayız                          
Dünyanın en saygın üniversitelerinden Yale Üniversitesi, 2012 Dünya Çevre Performansı Endeksi’ni yayınladı. Gelişmiş ülkeler ve dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girmeye çalışan ülkemiz, çevre sağlığı ve doğa korumada dünya ülkeleri arasında en son sıralarda ve birçok en az gelişmiş ülkenin arasında yer alarak, değerlendirilen 132 ülke arasında 109. oldu. Daha da üzücü olan, ülkemizin sadece iki yılda 32 sıra birden gerilemesiydi.

Mini buzul çağı yalanlandı
Türkiye gündemini meşgul eden Mini Buzul Çağı yalanlandı. İngiltere Meteoroloji Dairesi ve East Anglia Üniversitesi’ne atfedilen araştırma kaynağından yalanlandı. İngiltere’nin resmi meteoroloji örgütü, bulvar gazetesi Daily Mail’de yer alan ve Türkiye basınında da  yer bulan araştırmanın sonuçlarının çarpıtılarak yansıtıldığını ve aksine 2000-2009 arasının 1850’den bu yana en sıcak on yıl olduğunu açıkladı. http://www.yesilgazete.org/blog/2012/01/31/met-office-yalanladi-buzul-cagi-yalanini-yayan-gazeteciler-utanacak-mi/

1 Milyon İzmirli termik santrale karşı
Aliağa'da yapılması planlanan 7 adet termik santrale geçit vermemek üzere "1 milyon İzmirli termik santrale karşı" kampanyasını başlattı. http://www.milliyet.com.tr/bir-milyon-izmirli-termik-santrale-karsi/ege/haberdetay/13.02.2012/1501474/default.htm

Kömürden Vazgeç Güneşi seç
Anadolu Efes’in hissedarlar toplantısı öncesi şirketin merkezi binası önünde güneş paneli kuran Greenpeace gönüllüleri, şirkete 14 Şubat mesajı verdi: Kömürden vazgeç, güneşi seç, sevenlerini üzme! Greenpeace üyelerinin amacı Anadolu Grubu'nun Sinop-Gerze'de kurmak istediği kömürlü termik santrali protesto etmekti. Greenpeace gönüllüleri, bina önüne kurdukları güneş panelleri ile sıktıkları portakal suyunu Efes çalışanları ve hissedarlarına dağıttı. Greenpeace, Anadolu Efes'i kömür yerine güneşe yatırım yapmaya ve temiz enerjiler konusunda liderlik etmeye çağırdı. Şu ana kadar 75 binin üzerinde kömürlü termik santral karşıtı http://bukapaginaltinda.org/ web sitesinden Greenpeace’in kampanyasına imzalarıyla destek verdi.
 
Daha iyi bir Taksim
12 Şubat Pazar günü, Taksim'de yapılması planlanan betonlaşma projesi protesto edildi. ''Daha İyi Bir Proje, Daha İyi Bir Taksim, Daha iyi Bir Gelecek'' yazılı pankart açan grup adına konuşan mimar Korhan Gümüş, Taksim Meydanı için planlanan projenin 30 yıl öncesinde de tasarlandığını ancak uzmanlar, sanatçılar ve tasarımcıların girişimiyle kent yönetiminin projenin uygulanmaması için ikna edildiğini söyledi. Ağaç evlat edinenler arasında, İstanbul Milletvekilleri Şafak Pavey ve Melda Onur, gazeteci Banu Güven, yazar Murat Belge sanatçılar Hale Soygazi, Lale Mansur, Nejat Yavaşoğulları, Zeynep Tanbay, Şebnem Dönmez, Harun Tekin ve Greenpeace Akdeniz Genel Direktörü Uygar Özesmi vardı. http://www.dipnot.tv/23611/Taksim-icin-planlanan-cevre-duzenlemesi-protesto-edildi-DAHA-iYi-BiR-PROJE-DAHA-iYi-BiR-TAKSiM.aspx

Polonya nükleere hayır dedi
Polonya’nın Baltık Denizi kıyısındaki tatil beldesi Mielno yakınlarına yapılmak istenen nükleer santral için yapılan yerel referandumda halkın %94′ü nükleer santral projesine karşı oy kullandı. Polonya’da hükümet, nükleere yönelim nedenini Polonya’nın enerji arzını kömür santrallerine bağımlılıktan kurtarmak olarak tanımlıyor. Oysa Polonya hükümeti bunu yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği ile kolaylıkla sağlayabilir.
http://www.greenpeace.org/turkey/tr/news/blog/nukleer/polonya-nkleere-krmz-kart-gsterdi/blog/39066/
Greenpeace’ten Tarım Bakanlığı önünde inekli GDO protestosu
Greenpeace eylemcileri, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın giriş kapısındaki tabelanın yazılı olduğu platforma çıkmak istedi. Bakanlığın özel güvenlik görevlilerinin sert müdahaleleri ile karşılaşan, inek kostümü giymiş eylemciler, ellerinde “GDO mu? Yemezler!” yazan pankartlarla GDO yönetmeliğinde yapılan sözde değişikliği protesto ettiler. 

Buğday Derneği’nin 10. yılı kutlandı
Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği’nin 10. yılı, 21 Şubat Salı günü Babylon’da, “Yaşasın Tohumlar” temalı gecede kutlandı. Gecede Bulutsuzluk Özlemi'nden Nejat Yavaşoğulları , Yeni Türkü'den Derya Köroğlu, Moğollar'dan Taner Öngür , Richard Hamer'in sürprizi Aura , Volkan Arslan  ve Jehan Barbur dinletileriyle yer aldı. Geçtiğimiz yıl 3 Mart’ta hayatını kaybeden Buğday Derneği kurucusu Victor Ananias, ölümünün birinci yıldönümünde Bodrumda kabri başında, %100 Ekolojik Pazarlarda ve Kaz Dağları’ndaki Çamtepe Ekolojik Yaşam Merkezi’nde düzenlenecek etkinliklerle anılacak. http://www.bugday.org/portal/haber_detay.php?hid=5059

Greenpeace ve ‘Zeyna’ Shell’in gemisini durdurdu
Greenpeace eylemcileri, Kuzey Kutup Bölgesi’nde petrol sondajı yapacak olan ve Shell için çalışan petrol arama gemisini Yeni Zelanda’daki limandan ayrılmadan durdurdu. Eylemcilerinin arasında ‘Zeyna’ dizisiyle tanınan Yeni Zelandalı oyuncu Lucy Lawless da bulunuyordu. Dört gün boyunca gemide kamp kuran ve geminin hareket etmesini engelleyen eylemciler dördüncü günün ardından göz altında alındı. Daha sonra serbest bırakılan eylemciler, Shell Kuzey Buz Denizi’nde petrol arama planlarından vazgeçene kadar mücadeleye devam edeceklerini açıkladılar.